Bir memleket düşün… Kış gelmiş ama bir türlü gitmek bilmiyor! Karlar erimiyor, nehirler çözülmüyor, in-sanlar da birbirinden günden güne uzaklaşıyor.
Bu uzun kışı sona erdirmenin tek bir yolu var: Büyük Hayat Meydanı’ndaki Bahar Tohumu’na ulaşmak!
Peki bu zorlu görev kime düşüyor dersin? Kasabanın en tembel, en üşengeç çocuğu Himmet’e!
Üstelik yol boyunca karşısına Ümitsizlik Devi, Kibir Şahı, Acelecilik Cadısı, Bencillik Canavarı ve Göre-nek Ejderhası çıkacak! Beş tılsımlı kâğıt, bembeyaz bir at ve aşılması gereken birbirinden zorlu engel-ler…
Bakalım Himmet, tembelliğini geride bırakıp Büyük Hayat Meydanı’na ulaşabilecek mi?
Hazırsan, Büyük Hayat Meydanı’na yolculuk başlıyor!
NEDEN OKUYALIM?
Tembelliğin aşılmaz bir duvar olmadığını gösterir, çocuklara harekete geçmenin dönüştürücü gücünü derinden hissettirir.
Ümitsizlik, kibir, acelecilik ve bencillikle mücadeleyi sürükleyici bir masalın içinde etkileyici biçimde sezdirir.
Çocuklara gerçek başarının, başkalarını yenmekten önce insanın kendi içindeki engelleri aşmasıyla başladığını fark ettirir.
Sabretmenin yalnızca beklemek değil, zorluklar karşısında dikkatle, emekle ve kararlılıkla ilerlemek olduğunu öğretir.
Masalın büyülü dünyasını ayet, hadis ve hikmetli kıssalarla buluşturarak değerler eğitimini doğal biçimde destekler.
İnanç, gayret ve şevk bir araya geldiğinde insanın kendi hayatında baharı başlatabileceğini etkileyici bir dille anlatır.