Zorbalamayan ve Zorbalanmayan Çocuklar Yetiştirmek
Zorbalamayan ve Zorbalanmayan Çocuklar Yetiştirmek
Zorbalamayan ve Zorbalanmayan Çocuklar Yetiştirmek
Zorbalamayan ve Zorbalanmayan Çocuklar Yetiştirmek
Zorbalamayan ve Zorbalanmayan Çocuklar Yetiştirmek
Zorbalamayan ve Zorbalanmayan Çocuklar Yetiştirmek

AİLE YAYINLARI

Zorbalamayan ve Zorbalanmayan Çocuklar Yetiştirmek

5 İş günü içinde teslimat
Paylaş:
Hemen Al
WhatsApp
SEPETE EKLE
Kendinizle, eşinizle ve evladınızla sağlıklı bir bağ kurmaya hazır mısınız?
Doksan dokuz gün sürecek içsel yolculuk önerileri ve ailece uygulayabileceğiniz bağlanma temelli oyun ve etkinlikler, manevi bağınızı güçlendirecek esma dualarıyla harmanlanıyor. Bağlanma Günlüğü, duygu ve düşüncelerinizi kayıt altına alabileceğiniz ‘günlük’ formatıyla içinizdeki tüm bağları güvenli bir limana yanaştırıyor. Haydi o zaman aşk ile niyet ettik niyet eyledik; değişime, gelişime, ailece güzelleşmeye…
İncelediğiniz ürün ile birlikte bu ürünler de sepetinize eklenecektir!
Avantajlı Toplam
%36
Ürün Açıklaması
Bir çocuk sabah evden çıkarken yanına yalnızca çantasını almaz… Korkularını, kaygılarını, “Bugün ne olacak?” sorusunun endişeli sancısını da yanına alır. Ve çocuğunu okula uğurlayan her anne-baba, içten içe “Evladının başına bir şey gelecek mi?” telaşı taşır.
Çocuk Dostu Öğretmen Abdulbaki Altunay, modern çağın hızına, sosyal dönüşümlerine, ekranlarına, dikkat tuzaklarına rağmen; duygusunu tanıyan, zihnini yöneten, kendine değer veren çocuklar yetiştir-menin yollarını anlatıyor.
Bu kitapta; zorbalığın nedenlerini, hangi çocukların hedef olduğunu, ebeveynlerin fark etmeden yap-tığı hataları ve en önemlisi yapmanız gerekenleri adım adım bulacak; çocuğunuzu hem “zorba” olmaktan hem de “zorbalara yem” olmaktan koruyacaksınız.
Çocuğunuzu cam fanusa koyamazsınız… Ama onu hayata hazırlayabilirsiniz. Ve hayata doğru hazır-lanan bir çocuk, zorbalığın hedefi olmaz! Bilakis zorbalık karşısında dimdik duran bir insan olur.

BU KİTABI NEDEN OKUYALIM?
Dijital dünyanın zorbalığı eve taşıdığını gösterir ve çocuğunuzu bu tehdide karşı nasıl bilinçlendireceğinizi anlatır.
Okulun sadece eğitim değil, sosyal mücadele alanı olduğunu fark ettirir ve bilinç kazandırır.
Zorbalığa uğrayan çocukların ortak özelliklerini ele alır ve çözüm için ebeveynde farkındalık oluşturur.
Zorbalık yapan çocukların da bir hikâyesi olduğunu belirtir ve meseleyi derinlemesine anlamanızı sağlar.
Sürekli uyarılan zihnin empatiyi nasıl zayıflattığını gösterir ve bu döngüyü kırmanın yollarını sunar.
Duygularını yönetebilen çocuğun, hayatta daha sağlam durduğunu bilimsel ve pratik şekilde açıklar.
Çocuğun kendini tanımasının zorbalık karşısında en büyük koruma olduğunu güçlü bir şekilde aktarır.

EDİTÖRÜN KALEMİNDEN
“Bir çocuk okula giderken çantasını sırtına takar. Defterlerini, kalemlerini, belki en sevdiği silgisini koyar içine. Ama çoğu anne-babanın fark etmediği bir şey daha vardır o çantada: Görünmeyen bir yük. Bu yük ise kimi zaman korku, kimi zaman endişe, kimi zaman da ‘Bugün ne olacak’ duygusu…”
Üst üste üzücü haberler aldığımız şu günlerde, bu dosyayı baskıya hazırlarken, işte tam da o görünmeyen yükün ağırlığını hissettim. Çünkü artık “çocukluk” dediğimiz şey, yalnızca oyunla, neşeyle ve masumiyetle anılan bir dönem değil; aynı zamanda mücadeleyle, sınır ihlalleriyle ve çoğu zaman görünmeyen yaralarla örülü bir süreç hâline gelmiş durumda maalesef.
Sosyal medyadan “Çocuk Dostu Öğretmen” adıyla tanıdığımız Abdulbaki Altunay’ın kaleme aldığı bu eser, yalnızca “zorbalık” başlığı altında toplanabilecek birkaç davranışı anlatan bir kitap değil. Bu kitap, çağın değişen yüzünü, çocukların içine doğduğu yeni dünyayı ve bu dünyanın onların kalbinde açtığı izleri anlamaya çalışan bir rehber. Çünkü artık mesele, sadece “Bir çocuk neden zorbalık yapar?” ya da “Bir çocuk neden zorbalığa maruz kalır?” soruları değil. Mesele çok daha derin:
“Biz çocuklarımızı hayata doğru hazırlayabiliyor muyuz?”
Yazar, zorbalığı yalnızca davranışsal bir problem olarak değil; içinde bulunduğumuz çağın, dijital kültürün, hızın, dikkat dağınıklığının, değer erozyonunun ve değişen aile yapısının bir sonucu olarak değerlendiriyor. 
Bugünün çocukları, bizim büyüdüğümüz dünyadan çok farklı bir dünyada büyüyor. Bu çağda çocuk olmak, yalnızca büyümek değil; aynı zamanda kendini korumayı öğrenmek demek. Üstelik bu koruma, fiziksel olduğu kadar duygusal ve psikolojik bir korumayı da içeriyor.
Kitap boyunca sık sık şu gerçeğe temas ediliyor: Zorbalık, yalnızca zorbalık yapan çocuğun problemi değildir. Aynı zamanda zorbalığa maruz kalan çocuğun, tanık olan çocukların, hatta çoğu zaman farkında olmadan bu iklimi besleyen yetişkinlerin de meselesidir. Bu yüzden çözüm de tek bir noktada değil, bir bütünün içinde aranmalıdır.
Yazarın özellikle üzerinde durduğu bir nokta var ki, bu kitabın kalbini oluşturuyor: Çocukları hayata hazırlamak… Ama nasıl? Onlara karşılık vermeyi, sertleşmeyi, vurmayı, bastırmayı öğreterek mi? Yoksa tamamen geri çekilmeyi, susmayı, kabullenmeyi öğreterek mi?
Kitap bu soruya net bir cevap veriyor: Hiçbiri değil.
Çünkü mesele sadece güçlü olmak değil, güçlü olmanın yanında bilinçli olmak. Mesele kazanmak değil, dengede kalabilmek. Mesele karşılık vermek değil, doğru şekilde kendini koruyabilmek.
Bu yaklaşım, kitabın her bölümüne sinmiş durumda. Çocuğun duygularını tanıması, kendini ifade edebilmesi, sınır koyabilmesi, empati kurabilmesi… Tüm bu beceriler, zorbalıkla mücadelede en güçlü kalkan olarak sunuluyor. Ve bu kalkan, dışarıdan verilen bir şey değil, içeriden inşa edilen bir yapı olarak ele alınıyor.
Zorba olmadan güçlü, kendini korumayı bilen, kendi sınırlarını koruduğu kadar başkalarının sınırlarına da aynı şekilde saygılı olan; kendine, diğer insanlara ve yaratılan her şeye değer vermeyi bilen merhametli çocuklar yetiştirmek duasıyla… 
Keyifli okumalar dilerim. 

Yorumlar
Yorum Yap
Bu ürün için henüz yorum yapılmamış.

Çok Satanlar