“Keşke onun gibi olsaydım…”
“Ben bunu yapamam ki…”
“Kimse beni fark etmiyor!”
Kimi zaman çocuklarımız böyle cümleler kuruyor. Başkalarında gördüklerini büyütüp kendilerinde olanı küçümsüyorlar. Tıpkı bizim minik Tuz gibi…
O da küçücük gövdesine bakıp kendini diğerleriyle kıyaslıyor. Patates kadar büyük değil. Havuç ka-dar gösterişli değil. Su kadar önemli değil. Oysa bilmediği bir şey var: O olmadığında çorbanın tadı tuzu kaçıyor.
Doktorant Nöropsikolog Hatice Kübra Tongar, “Bir Öz Güven Masalı” ile çocuklara kendilerini başkalarıyla kıyaslamadan, kendinde olanları gözden kaçırmadan ama bir yandan da şişinip kasılmadan, olduk-ları hâlleriyle sevebilmeyi anlatıyor.
“Kendini önemsiz görme,
Herkesten önemlisin de zannetme.
Çorbadaki yerini sev yeter,
Var olduğun hâlin en güzel…”
Neden Okuyalım?
• Çocukların kendilerini başkalarıyla kıyaslamadan kendi özelliklerini fark etmelerine yardımcı olur.
• “Her şeyi yapabilirim” demenin öz güven olmadığını, kendini güçlü ve gelişmesi gereken yönleriyle tanımanın öz güvenin olduğunu anlatır.
• Her çocuğun farklı yeteneklere ve kendine özgü bir değere sahip olduğunu gösterir.
• Başkasının becerisini takdir etmenin, kendi değerini küçültmek anlamına gelmediğini öğretir.
• Çocukların “Keşke onun gibi olsaydım” düşüncesiyle baş etmelerine destek olur.
• Küçük, sessiz ya da ilk bakışta fark edilmeyen özelliklerin de ne kadar önemli olabileceğini gösterir.
• Çocuğun değerini yalnızca başarısıyla, görünüşüyle ya da öne çıkan becerileriyle ölçmemek gerektiğini hatırlatır.
• Herkesin farklı bir işe yaradığını ve birlikteyken ortaya daha güzel şeyler çıkabileceğini anlatır.
• Çocukların yapabildiklerini fark ederken zorlandıkları yönlerden utanmamalarına yardımcı olur.
• Kendini değersiz görmenin de herkesten üstün görmenin de sağlıklı bir öz güven olmadığını gösterir.
• Anne babalara ve öğretmenlere çocukların öz güvenini nasıl destekleyebilecekleri konusunda yol gösterir.
• Türkçe ve İngilizce anlatımı sayesinde çocukların hikâyeyi iki dilde okuyabilmelerine imkân verir