Şiddete uğradığında kendini nasıl savunabilirsin?
Koray, dövüş sanatları turnuvasında ikinci olduktan sonra şampiyon Efe’yle arkadaş olur. Bu sırada okulda, özellikle kızları hedef alan saldırı vakalarının artması herkesi tedirgin etmektedir.
Derken okul çevresinde garip bir adam dolanmaya başlar. Deniz ve Koray, Efe’nin kız kardeşi Sude’yi kaçırılmaktan son anda kurtarır.
Peki bundan sonra herkes kendini nasıl güvende hissedecektir?
Cesaret dolu anlar, heyecanlı kovalamacalar ve yüreğini ısıtan dostluklarla kendini korumanın yolları-nı keşfetmeye hazır mısın?
“Süper Kızlar Takımı” seninle! Haydi, cesaretini kuşan ve gücünü topla!
BU KİTABI NEDEN OKUYALIM
Çocukların çevrelerindeki şüpheli durumları fark etmelerini sağlayan dikkat ve gözlem becerilerini geliştirir.
Okul, sokak ve günlük yaşamda karşılaşılabilecek tehlikelere karşı pratik ve uygulanabilir yöntemler kazandırır.
Kendini savunmanın sadece güç değil, akıl, dikkat ve doğru kararlarla mümkün olduğunu etkileyici biçimde anlatır.
Dövüş sanatlarının saldırı değil, disiplin ve kendini koruma amacıyla öğrenilmesi gerektiğini açık şekilde gösterir.
Çocukların zor durumlarda yardım istemeyi, doğru kişilere başvurmayı ve güvenli kararlar vermeyi öğrenmesini sağlar.
Eğlenceli manga anlatımı sayesinde çocukların önemli güvenlik kurallarını sıkılmadan öğrenmesini mümkün hâle getirir.
EDİTÖRÜN KALEMİNDEN
Bir çocuğa kendini korumayı anlatmak, günümüzün en ehemmiyetli konularından biri. Bu minvalde çocuğa dikkat etmeyi, sezmeyi, gerektiğinde ses çıkarmayı ve yardım istemenin utanılacak bir şey olmadığını göstermek büyük önem taşıyor.
“Süper Kızlar Takımı / Görevimiz Kendini Koruma” tam da bu noktada devreye giren bir hikâye anlatıyor. Bu kitap çocukları güçlendirmek, bilinçlendirmek ve hayata karşı daha dikkatli adımlar atmalarını sağlamak için hazırlanmış bir eser.
Serinin kahramanları olan Deniz, Meryem ve Elif; sıradan ama bir o kadar da renkli bir okul hayatı yaşayan üç arkadaş. Onları özel yapan şey ise karşılaştıkları sorunlar karşısında öğrenmeye ve gelişmeye açık olmaları. Okul, arkadaşlık, turnuvalar, günlük koşturmalar… Her şey başta son derece tanıdık ve sıradan görünüyor. Ama sonra o tanıdık hayatın içine çocukları tedirgin eden bazı durumlar giriyor. Okul çevresinde dolaşan şüpheli kişiler, yalnız kalınan anlar, zorbalık, korku ve ne yapılacağını bilememe duygusu… Bu tür olaylar, çocukların dünyasında kafa karıştırıcı olabiliyor. Ancak doğru bilgi ve doğru yönlendirme sayesinde çocuklar bu durumlarla nasıl başa çıkabileceklerini öğrenebilirler.
“Süper Kızlar Takımı” serisinin en güçlü yönlerinden biri de tam olarak burada ortaya çıkıyor: Hikâye, çocuklara ders vermek için durup uzun açıklamalar yapmıyor. Bunun yerine, karakterlerin yaşadıkları deneyimler üzerinden doğal bir öğrenme süreci oluşturuyor.
Bir başka önemli nokta ise kitabın “kendini savunma” kavramını nasıl ele aldığı. Kendini savunma, çoğu zaman yalnızca fiziksel güçle ilişkilendirilir. Oysa gerçek hayatta kendini korumanın ilk adımı farkındalıktır. Tehlikeyi fark etmek, doğru tepkiyi vermek, gerektiğinde yardım istemek ve güvenli davranışlar geliştirmek… Bunların hepsi birer savunma becerisidir.
Kitapta yer alan bilgi kutuları da bu anlatımı destekliyor. Okuldan sonra güvenli biçimde eve dönmek, evde yalnızken dikkat edilmesi gerekenler, şüpheli bir durumda ne yapmak gerektiğini bilmek… Bütün bunlar hikâyenin akışını bozmadan anlaşılır şekilde veriliyor. Çocuk okur bir yandan merakla sayfaları çevirirken, bir yandan da hayatın içinde işe yarayacak bilgiler ediniyor.
En önemlisi de hikâye çocuk okura şu duyguyu veriyor:
“Ben çaresiz değilim.
Her şeyi tek başıma çözmek zorunda değilim.
Rahatsız olduğum şeyi fark edebilirim.
‘Hayır’ diyebilirim.
Kaçabilirim.
Bağırabilirim.
Bir yetişkine söyleyebilirim.
Ve kendimi korumayı öğrenebilirim.”