Ela’nın lakabı boşuna “Rüzgâr” değildi! Koşmaya başladığında onu yakalamak neredeyse imkânsızdı.
Lakin beden eğitimi dersinde Serap’a yenilince işler değişti. Üstelik yaklaşan atletizm seçmeleri için Serap kursa giderken Ela’nın payına dağlar, koyunlar ve Kınalı adını verdiği sevimli bir kuzu düştü. Ama Serap’ın bilmediği bir şey vardı:
Ela dağlarda yalnızca koyun gütmüyordu. Dedesiyle yaptığı tuhaf antrenmanlar, Murat amcasının başına gelenler ve hiç ummadığı maceralar onu büyük yarışa hazırlamaktaydı.
Peki finalde kim kazanacak?
Hırs mı emek mi?
Serap mı Ela mı?
Haydi, bu yarışa sen de katıl! Hem kim bilir, belki de yarışın sonunda kazanılacak asıl ödül madalya değildir.
NEDEN OKUYALIM?
Yaşanan hayal kırıklığına rağmen vazgeçmeden çalışmaya devam etmenin sonuca ulaştıracağına dair umut verir.
Ela’nın yaşadıkları, çocuklara hayatta iki konu arasında seçim yapmaları gerektiğinde nasıl davranacaklarına dair rehberlik sunar.
Ümitsizliği yenme, zorbalığa karşı durma, hayal kırıklığını yenme gibi olumsuz duyguları olumlu sonuçlara ulaşma konusunda yol gösterir.
Hayvan sevgisine dair doğadan güzel detaylar sunar, hayvanları koruma konusunda çocuklara farkındalık kazandırır.
Ela’nın dedesi, Murat amcası ve arkadaşı Serap ile yaşadıkları sosyal iletişim becerileri konusunda çocuklara örnek teşkil eder.
Eğlenceli anlatımı ve maceralı kurgusuyla asıl yarışın yardımlaşma, iyilik ve dostluk konusunda olması gerektiğini anlatır.