Ecdadımı Seveyim-4 / Eğlence ve Merasimler
Ecdadımı Seveyim-4 / Eğlence ve Merasimler
Ecdadımı Seveyim-4 / Eğlence ve Merasimler
Ecdadımı Seveyim-4 / Eğlence ve Merasimler
Ecdadımı Seveyim-4 / Eğlence ve Merasimler
Ecdadımı Seveyim-4 / Eğlence ve Merasimler

AİLE YAYINLARI

Ecdadımı Seveyim-4 / Eğlence ve Merasimler

5 İş günü içinde teslimat
Paylaş:
Hemen Al
WhatsApp
SEPETE EKLE
Kendinizle, eşinizle ve evladınızla sağlıklı bir bağ kurmaya hazır mısınız?
Doksan dokuz gün sürecek içsel yolculuk önerileri ve ailece uygulayabileceğiniz bağlanma temelli oyun ve etkinlikler, manevi bağınızı güçlendirecek esma dualarıyla harmanlanıyor. Bağlanma Günlüğü, duygu ve düşüncelerinizi kayıt altına alabileceğiniz ‘günlük’ formatıyla içinizdeki tüm bağları güvenli bir limana yanaştırıyor. Haydi o zaman aşk ile niyet ettik niyet eyledik; değişime, gelişime, ailece güzelleşmeye…
İncelediğiniz ürün ile birlikte bu ürünler de sepetinize eklenecektir!
Avantajlı Toplam
%38
Ürün Açıklaması
Osmanlı şehrinde dolaşıyorsun...
Uzaktan sesi duyulan mehter davulu, “Benim sesimle herkes önemli bir günün başladığını anlardı!” diyor.
Biraz ileride rengârenk bir Osmanlı macunu, “Gel bakalım! Sana Osmanlı insanının nasıl eğlendiğini anlatacağım!” diye sesleniyor.
Tam o sırada iki minare arasından ışıl ışıl bir mahya beliriyor,
“Ben de Ramazan gecelerini sevgiyle aydınlatırım!” diyor.
Ama dikkat! Aynı yıllarda Avrupa’da şövalyelerin tehlikeli turnuvaları, kralların güç gösterileri ve kala-balıklara korkunun da karıştığı törenler düzenleniyor.
Bu kitapta, Osmanlı’nın sevinmeyi, eğlenmeyi ve kutlamayı nasıl bir edep ve ölçü içinde yaşadığını; devlet merasimlerinden halk şenliklerine uzanan renkli dünyasını keşfedeceksin.
Hazırsan, Sultan II. Abdülhamid Han’ın torunu Nilhan Osmanoğlu seni bu neşe ve ihtişam dolu yolcu-luğa çağırıyor!

BU KİTABI NEDEN OKUYALIM?
Mehter davulu, Osmanlı macunu ve mahya gibi kişileştirilmiş karakterler aracılığıyla Osmanlı’nın eğlence ve merasim dünyasını keyifli bir anlatımla ele alır.
Cülus törenlerinden kılıç alaylarına kadar uzanan devlet geleneklerini sade bir dille aktarır.
Mesire yerlerinden seyirlik oyunlara kadar uzanan sosyal hayatı eğlenceli örneklerle gözler önüne serer.
Mahyaların ışığında, Osmanlı toplumunun dinî hayatını ve manevi atmosferini çocuklarla buluşturur.
Osmanlı’daki kutlama anlayışının düzen, paylaşım ve birlik duygusuyla şekillendiğini vurgular.
Osmanlı’nın eğlence kültürünü, Avrupa’daki uygulamalarla karşılaştırarak farklı medeniyet anlayışlarını gösterir.
Eğlence ve merasimlerin bir medeniyetin karakterini nasıl yansıttığını etkileyici örneklerle anlatır.
Çocuklara ecdadın kültürel zenginliğini tanıtan sürükleyici ve öğretici bir okuma deneyimi sunar.

EDİTÖRÜN KALEMİNDEN
Büyük bir ilgi ve merakla okunan bu serinin siz sevgili okuyucularımıza bir yenisini daha tanıtmanın heyecanını ve neşesini taşıyarak bu metni kaleme alıyorum. Serinin en az diğer üç kitabı kadar özenle ve titizlikle kaleme alınan bu kitapta da yalnızca çocuklar değil, yediden yetmişe her yaş okuyucu, ecdadın eğlence ve merasim anlayışına hayran kalacak. Zira bendeniz dosyayı çalışırken hayran kaldım.
Bir medeniyeti tanımanın pek çok yolu vardır. Fakat bir toplumu gerçekten tanımak istiyorsak onun neye sevindiğine, nasıl sevindiğine, hangi günleri kıymetli gördüğüne de bakmamız gerekir.
Ecdadımı Seveyim-4 / Eğlence ve Merasimler işte tam olarak böyle bir kapı aralıyor. Sultan II. Abdülhamid Han’ın torunu Nilhan Osmanoğlu, serinin bu kitabında okurlarını Osmanlı’nın eğlence, kutlama ve merasim dünyasında unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Fakat bunu tarih kitaplarında sıkça karşılaştığımız uzun bilgilerle değil; çocukların hayal dünyasına hitap eden canlı, sıcak ve samimi bir anlatımla gerçekleştiriyor.
Serinin diğer kitaplarında da olduğu gibi, bu kitabın da üç özel anlatıcısı var: Mehter davulu, Osmanlı macunu ve mahya.
Mehter davulu, bizleri Osmanlı Devleti’nin resmî merasimlerine götürüyor. Padişahların tahta çıkışlarını, cülus törenlerini, kılıç alaylarını, elçi kabullerini ve devletin ihtişamını gösteren büyük organizasyonları kendi gözünden anlatıyor. Onun sesiyle birlikte çocuklar, bir devletin gücünün yalnızca ordularla değil; düzeniyle, teşrifatıyla ve gelenekleriyle de ortaya çıktığını fark ediyorlar. 
Osmanlı macunu ise bambaşka bir dünyanın kapısını aralıyor. Bu bölümde sarayların resmî havasından çıkıp halkın arasına karışıyoruz. Mesire yerlerinde dolaşıyor, şenliklere katılıyor, meddahları dinliyor, Karagöz ve Hacivat gösterilerini izliyoruz. Çocuklar bu kısımda eğlencenin yalnız vakit geçirmek olmadığını; insanları bir araya getiren, dostlukları güçlendiren ve toplumsal bağları kuvvetlendiren bir kültür olduğunu görüyorlar. 
Mahya ise kitabın en etkileyici anlatıcılarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Ramazan gecelerini, kandilleri, cami avlularını anlatıyor. Mahya sayesinde çocuklar, bir medeniyetin inancını nasıl estetikle buluşturduğunu keşfediyorlar. 
Kitabın dikkat çeken yönlerinden biri de karşılaştırmalı anlatım anlayışı. Osmanlı’daki eğlence ve merasim kültürü anlatılırken, aynı dönem Avrupa’daki uygulamalara da yer veriliyor. Bu yaklaşım, çocukların geçmişi daha iyi anlamalarına ve kendi kültürel miraslarını daha bilinçli değerlendirmelerine yardımcı oluyor.
Dosyayı çalışırken Sezai Karakoç’un şu güzel dizeleri kulağımda bir çocuğun neşeli sesiyle daima çınladı: 
“Fetihlerde bayram yapardık / İslam bir sevinçti kaplardı içimizi”
Haydi, şimdi mehter davulunun sesine kulak verelim; mesire yerlerinde dolaşalım, mahyaların ışığı altında geçmişin izlerini birlikte takip edelim!

Yorumlar
Yorum Yap
Bu ürün için henüz yorum yapılmamış.

Çok Satanlar