Türkiyeli Ezgi ile Gazzeli Mercan’ın Filistin’de başlayıp Türkiye’de devam eden hayat hikâyesi, kan bağı olmadan kardeş olma ve paylaşma konusunda ilham verir.
Filistin’in önemini ve Gazze’deki hayatın zorluklarını anlatır, ülkenin tarihî önemini vurgular, bilinçli yaşamak konusunda önemli izler bırakır.
Gençlere umudunu en olumsuz koşullarda bile canlı tutmak ve asla vazgeçmemek noktasında motive edici kesitler sunar.
Başka hayatları keşfetme, diğer ülkelerin yaşadığı zorlukları anlama, verilen mücadeleye saygı duyma konusunda farklı bir pencere aralar.
Mercan’ın ailesini Gazze’de bırakıp Türkiye’de üniversite okuması, gençlere hedef belirleme ve buna ulaşma konusunda örnek teşkil eder.
Mavi kelebek metaforuyla çizilen umut, gücün fiziki büyüklük olmadığını, inancın tazeliğini korumasıyla gerçekleşeceğini vurgular.
EDİTÖRÜN KALEMİNDEN
Eşyalar, saatler, ağaçlar, kuşlar bazen de bir kolye, insanların yaşadığı acılara, umutlara ve unutulmaz anlara tanıklık eder. Kutlu fetihler, şanlı zaferler de görür; mağlubiyetler ve zulümler de. Gördüklerini hafızasına sessizce işler, hisseder, onu zamandan zamana taşır... Tıpkı içinde yüzyıllara yayılan umudu taşıyan mavi kelebekli kolye gibi…
Eşsiz güzellikteki antik kolye, başka başka insanların boynunda yerini bularak tarihin farklı dönemlerine şahitlik etti. Bir gün onu antikacı dükkânından eğitimini yurt dışında tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönen bir gazeteci aldı. Bu kez kanatlarını Ezgi’nin boynunda Gazze’de yaşananlara şahit olmak için çırptı.
Ezgi komaya girdikten sonra Mercan, kolyeyi boynundan hiç ayırmadı. Türkiye’ye gitmek için bindikleri gemide de, tıp fakültesinde okurken öğrencilik yıllarında da, 7 Ekim 2023’te çıkan savaş sırasında doktor olarak ülkesine döndüğünde de bu kolye hep Mercan’daydı.
Filistin topraklarında geçmişten bugüne yaşanan tüm gerçekleri biliyor musun? Bu topraklarda dünyaya gelmek ve Gazze’de çocuk olmak nasıl bir duygu? Peki üniversiteyi bitirdikten sonra her yerinde bomba patlayan yurduna dönüp yıkıntılar arasında yaşam belirtisi ararken Mercan neler hissetti? Daha önemlisi bu topraklar, gerçekte neden bu kadar önemli? İşte mavi kelebek, kanatlarını her çırptığında seni bu soruların cevaplarına biraz daha yaklaştıracak.
Bu kitapta her karakter, umudun ve mücadelenin farklı bir yüzünü temsil ediyor.
Türk gazeteci Ezgi ile aktivist olmanın güçlerini göreceksin. Haksızlığa karşı durmak ve canını ortaya koymak ancak onun gibi birine yakışırdı.
Gazzeli Mercan ile tüm zorluklara rağmen güçlü durmanın, hedefine ulaşmak için azimden asla vazgeçmenin anlamını keşfedeceksin. Çünkü o kendini kutsal bir davaya adamış asil bir ruh.
Mercan’ın annesi Asya fedakârlığı, eşinin şehit olmasından sonra gösterdiği cesareti ve sabrı ile ilham kaynağın olacak. Zira savaşın ortasında anne olmak bunlardan daha fazlasını gerektiriyor.
Narin kanatlı mavi kelebek ise her doğan güneşle birlikte umudunu tazelemen gerektiğini, başarının ancak vazgeçmeyenlerin direnişiyle gerçekleşeceğini gösterecek. Çünkü dışarıdan zayıf görünen her canlı, içindeki Allah inancıyla yıkılmaz kaleleri yerinden oynatacak gücü taşır ruhunda.
Zamandan zamana uçan bu kelebekli kolye seni bazen nefes kesen bir maceraya, bazen de yüreğine dokunacak hüzünlü anlara götürecek. Kadim bir medeniyetin tarihini, direnen bir halkın gücünü ve hiçbir zaman tükenmeyen umudun izini onun rehberliği sayesinde kanat çırpışlarını takip ederek süreceksin. Çünkü bazen bir kelebeğin umudu, tüm dünyayı kuşatır. Kelebek etkisi kanunuyla küçük bir adım, kanatlanır kanatlanır evreni kucaklayan efsanevi bir direnişe, belki de özgürlüğe dönüşür.