Ecdadımı Seveyim-4 / Eğlence ve Merasimler
Osmanlı şehrinde dolaşıyorsun...
Uzaktan sesi duyulan mehter davulu, “Benim sesimle herkes önemli bir günün başladığını anlardı!” diyor.
Biraz ileride rengârenk bir Osmanlı macunu, “Gel bakalım! Sana Osmanlı insanının nasıl eğlendiğini anlatacağım!” diye sesleniyor.
Tam o sırada iki minare arasından ışıl ışıl bir mahya beliriyor,
“Ben de Ramazan gecelerini sevgiyle aydınlatırım!” diyor.
Ama dikkat! Aynı yıllarda Avrupa’da şövalyelerin tehlikeli turnuvaları, kralların güç gösterileri ve kala-balıklara korkunun da karıştığı törenler düzenleniyor.
Bu kitapta, Osmanlı’nın sevinmeyi, eğlenmeyi ve kutlamayı nasıl bir edep ve ölçü içinde yaşadığını; devlet merasimlerinden halk şenliklerine uzanan renkli dünyasını keşfedeceksin.
Hazırsan, Sultan II. Abdülhamid Han’ın torunu Nilhan Osmanoğlu seni bu neşe ve ihtişam dolu yolcu-luğa çağırıyor!
Operasyon Miyav Miyav 2 - Kediler Firarda
Bir kedi düşün. Sevimli, biraz haylaz, çokça dost canlısı... Annesi ve kardeşleriyle yolu istemeden ayrı-lıyor. Bir süre sonra onu Zeynep ve ailesi sahipleniyor. Böylece ev kedisi oluyor. Mutlu mesut yaşarken bir gün Zeynep ve ailesiyle birlikte pikniğe gidiyor. Piknikte sahiplerini kaybeden Muffin bir süre sokak kedisi olmak zorunda kalıyor.
Duman’ın parktaki evinden kedi barınağına, sokaklardan kedi hastanesine kadar birçok macera onu bekliyor. Bir yanda dost canlısı iyi yürekli kedi Duman, diğer yanda kokusuyla herkesi kaçırsa da lider ruhlu bir kedi olan Tarık, öbür yanda bilge kişiliği ve zekâsıyla tüm kedilere yön gösteren Sarı Şevket... Her karakterin kendine özgü hikâyesi, bu eğlenceli dünyada ayrı bir pencere açıyor.
Muffin, sokakların zorluklarıyla mücadele ederken bir yandan da gerçek dostluğu, güveni ve ait olma-nın ne demek olduğunu keşfetmeye çalışıyor. Bazen kendini korkutucu olayların içinde buluyor, bazen de kahkahalarla güldüren tuhaf durumların tam ortasında… Çamur Mahallesi’nin kavgacı kedileri, gizemli kedi barınakları, unutulmaz karakterler ve efsaneleşmiş Sarı Şevket’in dillere destan hikâyeleri onu bam-başka maceralara sürülüyor.
Peki Muffin Zeynep’i tekrar bulabilecek mi? Maceradan maceraya heyecanla okuyacağın harika bir okuma yolculuğu seni bekliyor.
Yazmaktan Kaçan Kalem
Kalem kutularının içi genelde sessizdir. Peki kalemler konuşursa ne olur? Ya bir gün hepsi yazmayı bırakırsa...
Kırmızı kalem kemirilmekten ve kırılmaktan bıkmıştı. Dolma kalem unutulmuştu. Boya kalemleri ise kutuların dibinde sessizce bekliyordu. Çünkü çocuklar artık onları eskisi gibi sevmiyor, özenle kullanmıyordu.
Yere atılmaktan, kemirilmekten ve ekranların gölgesinde unutulmaktan yorulan kalemler, gizli bir mec-lis kurdu ve hep birlikte tarihî bir karar aldı: “Artık yazmayacaklardı!”
Ertesi sabah dünyada hiçbir kalem görevini yapmadı. Defterler boş kaldı, sınıf tahtasına tek bir harf bile yazılamadı. Çocuklar ise yazının, hayal kurmanın ve kalem dostluğunun ne kadar değerli olduğunu onların yokluğunda ilk kez gerçekten anladı.
Yazmaktan Kaçan Kalem, “Söz uçar, yazı kalır” sözünün manasını okuyucusuna yaşatan türden bir hikâye... Yazının gücünü, hayal kurmanın güzelliğini ve eşyaların kıymetini bilmeyi hatırlatan unutulmaz bir macera.
Şampiyon TeknoTürk Bir Hayalin Hikâyesi
Küçük bir fikir, inanç ve emekle büyük bir değişime dönüşebilir. Tekerlekli sandalyedeki Umut, engel tanımayan azmiyle bunun en güzel örneği.
Umut; arkadaşları Zeynep, Arda, Elif ve Mert’le birlikte bir hayal atölyesi kurar. Bilim Fuarı ve Teknoloji Festivali’ne hazırlanan bu çocuklar, farklı yeteneklerini birleştirerek ekip ruhunun, çalışmanın ve azmin değerini gözler önüne serer.
Çocukların hazırlık süreçleri nasıl geçecek? Geliştirdikleri projeler jüriyi etkileyebilecek mi? Umut ile Robodost’un yolları ayrılacak mı?
Her şeyin bir hayalle başladığı, başarı ve dostluk dolu bir Şampiyon TeknoTürk macerası seni bekliyor!
Orman Okulu
Ada, okulu sevmeyen, kitap okumaktan kaçan bir kız... İkizi Mira ise onunla tamamen zıt özelliklere sahip biri.
Okulun kütüphane gezisi sırasında mecburen aldığı Orman Okulu kitabı Ada’yı öyle bir maceraya çeker ki, sormayın!
Bay Bilge, Kobi, Tospik teyze, Bobo, Pırıl, Ceviz, Zıpır, kozalaklar, arılar, polenler, çiçekler, fidanlar, meyve ve-ren ağaçlar, tüm orman sakinleri Ada’nın yüreğinde iz bırakır.
Ada bir anda kendini konuşan hayvanlar, gizemli dersler ve şaşırtıcı keşiflerle dolu bir dünyada bulur… Bu okulda ne defter ne de kalem vardır. Bütün dersler gözleme dayanır.
Okurgezer ailesinin kitap okumayı sevmeyen kızı Ada için artık hiçbir şey eskisi gibi değildir.
Ada kendine özgü hayallerine kavuşabilecek mi? İçinde saklı olan büyük sırrı keşfedebilecek mi? Orman Oku-lu’nun sıra dışı sakinleri, ona hayatın en önemli dersini nasıl verecek?
Peki ya sen? Ada’nın çıktığı macera dolu yolculukta kendini keşfetme cesaretin var mı? Hadi öyleyse Orman Okulu seni bekliyor.
Uçan Mucitler
Her sene geleneksel olarak düzenlenen bilgi yarışması, bu kez Günebakan Okulu’nda gerçekleştiri-lecekti. Havacılık tarihi konulu yarışmada okullarını Melisa ve arkadaşları temsil edecekti.
İlk hava araçları nasıldı? İlk uçağını yapan ve bu uçağa kendi adını veren Türk mucit kimdi? Yaptı-ğı kanatlarla Galata Kulesi’nden Üsküdar’a uçan bilginin adı neydi? Türkiye'de ilk uçak fabrikası ne zaman kurulmuştu?
Acaba çocuklar bu sorulara doğru cevabı verecek miydi? Yarışmayı kim kazanacaktı?
Uçan Mucitler, çocukları, insanlık tarihinin en önemli icadıyla tanıştırırken; öğrenmenin, birlikte çalışmanın ve dostluğun önemini yansıtan eğlenceli bir maceraya davet ediyor.
Kanatlarını hayallerinden alan bu uçakta sen de yerini al ve havacılık tarihinin peşinde buluttan yollarda iz bırak…