Bir kasaba düşün... Yolları kıvrıla kıvrıla bir meydana çıkıyor. O meydanın tam ortasında ise benzeri bulunmayan bir dükkân duruyor. Burası, sıradan bir pabuççunun değil, insanları ayakkabılarından tanı-yan bir bilgenin dükkânı!
Bir ayakkabı, sahibinin aceleciliğini anlatabilir mi? Ya da ezilmiş bir topuk, sana “Biraz dur!” diyebilir mi?
Pabuççu Bilge tam da bunu yapıyor! Ayakkabıları tamir ederken aslında insanların kalbini, alışkanlık-larını ve bakış açılarını onarıyor.
Bu kitapta; bir kasabanın nasıl değiştiğini, insanların küçük fark edişlerle nasıl dönüşebildiğini ve en önemlisi kendin olmanın neden en doğru yol olduğunu keşfedeceksin!
Merhaba! Ben Temiz Enerji. Hani şu Güneş’te, rüzgârda, suyun gücünde, yerin altında saklı olan gö-rünmez kahraman...
Fosil yakıtların aksine, çevreye zarar vermeden hayatın içinde yer alırım. Seninle konuşacak çok fazla konu var! Mesela:
Temiz enerji neden bu kadar önemlidir?
Güneş, su ve rüzgâr nasıl enerji üretir?
Yerin altındaki sıcaklık nasıl değerlendirilir?
Sera gazları dünyamızı nasıl etkiler?
Merak ettin değil mi?
Bu kitapta; Güneş’ten rüzgâra, suyun gücünden yerin derinliklerine kadar uzanan bu yolculukta, te-miz enerjinin ne olduğunu, nasıl daha verimli kullanılabileceğini bizzat benden dinleyeceksin.
Hazırsan başlıyoruz... Çünkü gelecek, senin nasıl enerji kullandığınla şekillenecek!
Geçmiş Zamanda Bir Ramazan
Zaman makinesi bu kez geleceğe değil, kalpleri ısıtan eski Ramazanlara doğru yola çıkıyor…
Sekiz yaşındaki Ahmet’in babasıyla birlikte çıktığı bu yolculuk, sıradan bir seyahat değil; hatıralarla örülü, maneviyatla dolu bir geçmişe uzanıyor. Havabüsler, zaman kapsülleri ve ışınlanma odalarıyla çev-rili bu serüven, Ahmet’in merakını her adımda biraz daha artırıyor.
Satranç maçını kaybedince rotayı geleceğe değil, babasının çocukluk hayallerine çeviren Ahmet, kendini bir anda Sultanahmet’in ışıklı mahyaları altında buluyor. İftar sofraları, pide kuyrukları, iftar topu, diş kirası, teravih sonrası eğlenceler ve Ayasofya’da geçirilen huzurlu bir gece… Baba-oğul, “Nerede o eski Ramazanlar?” sorusunun izini sürerken geçmişin sıcacık ikliminde unutulmaz bir gün yaşıyor.
Esmahanım Yalçın, “Geçmiş Zamanda Bir Ramazan” ile çocukları, teknolojiyle geleneğin, heyecanla huzurun, merakla maneviyatın iç içe geçtiği benzersiz bir zaman yolculuğuna davet ediyor.